
Lanetli Kan – Blood adlı filmin konusu çok karanlık ve şiddetli bir hikayedir. Filmdeki olaylar, küçük kasabada yaşayan beş farklı aileyle başlar. Bir gün, eski kasaba sakinlerinden biri olan ve beş ailenin arasında çekilen tatsız bir şekilde korku dolu bir sırrın sayesinde kasabaya geri dönen, terk edildikten sonraki yıllarda kazandığı yaşam biçimini anlatan çirkin ve masum Black Jack Aldrich ortaya çıkar. Boşanmış bir kadın, üvey babasına şiddet uygulayan küçük bir çocuk, uyuşturucu satıcısı bir korsan, bir kasabanın yüzünü kara çıkaran asalaklar ve birbirlerini korumaya çalışırken ailesel ya da ekonomik çatışmalara düşen insanlar gibi kötü etkileri olan beş ailenin üyeleri var. Tüm bu beş aile arasındaki çatışmalar ve sırlar, aynı zamanda beş kişi de dahil olmak üzere bir araya gelen on kişi tarafından kontrol ediliyor.
Beşleri arasındaki karmaşık ilişkiler oldukça kötüye gider ve beş aile arasındaki çatışmalar her geçen gün kötüye gider. Bu karmaşanın arkasındaki büyük sır, Black Jack Aldrich tarafından kasabaya getirilmiş bir baskınlık arzusudur. Jack, kasabayı yerle bir etmek için yaptığı baskının habercisi olarak ortaya çıkıyor ve eziyetini arttırıyor. Amacı, kasabaya taş atma çabasına rağmen onu tamamen inişlerine sokmak olan beş aileyi korumaktır. Beş aile arasındaki savaşlar, beşinin arasındaki dramlar ve Black Jack Aldrich’in baskısından kaçmaya çalışmalarından gerilim dolu bir olgunun oluşmasına neden oluyor.
Beş aileyi savaşın ortasına sokan sihirbazlık, lanet ve şiddet dolu bir yolculuk olacaktır. Böylece olayların nihayetiyle, beş ailenin başından geçen bir çatışmanın sonucunda, yerlilerin gücü ve el becerisiyle kazanılacak tadını çıkarmalarını göreceğiz. Sonunda beş aile, dış dünyaya açılmak için gerekli cesareti toplayıp, Black Jack Aldrich’in, tutumuna karşı öfkeli şekilde karşı durmalarıyla güç birliği yaparak kasabaya ve insanlara yeniden huzur ve barış getirirler.